Ana SayfaBahadır Bektaş › Yerli otomobil! Hayal mi, yoksa olabilir mi?
Bahadır Bektaş

Yerli otomobil! Hayal mi, yoksa olabilir mi?

Bahadır Bektaş

01 Eylül 2011 / 13:42
Geçtiğimiz aylarda ‘Otomobilin 125. Yılı’ vesilesiyle Stuttgart’taki Mercedes-Benz müzesini ziyaret etme fırsatı yakaladım. Markanın tüm tarihini etkileyici bir şekilde gözler önüne seren bu müze önemli bir gerçeği de ortaya koydu; artık bir marka yaratıp onu dünya ligine sokmanın ne kadar zor olduğu gerçeğini!
 
Şöyle bir düşünün, bugünün markaları ilk ne zaman otomobil üretmeye başladılar. 1800’lerin sonu, 1900’lü yılların başı mı? 50’ler mi, 60’lar mı? Koreli markalar bile artık köklü bir geçmişe sahip sayılır. Bugünkü duruma gelmeleri öyle çok da kolay olmadı. Hepsinin ardında büyük yatırımlar, araştırmalar, riskler ve emek var. Peki biz yerli markamızı yaratsak bu süreç daha hızlı mı işleyecek? Hiç sanmıyorum…

Öncelikle burada devlet desteği çok önemli. Yeni otomobil markamız için maddi destek sağlanmalı, tanıtım ve reklam için de büyük bütçeler ayrılmalı. Bugün hiçbir büyük grup bu taşın altına elini koymaz! Formula 1’e bile yeterli tanıtımı yapmayan devlet kurumlarının da bu işe büyük paralar yatıracağını sanmıyorum. Sonuçta ortada büyük bir risk var...

Ya tutmazsa? Ya büyük bir hevesle yarattığınız markamız yeterli ilgiyi görmezse. Yurtdışına açılmak da ayrı bir konu. Çin’deki 100’den fazla otomobil markasından bugün ancak 3-5 tanesi Çin seddi’nin dışına çıkabilmiş durumda. Zaten çıkanların ne kadar başarılı olabildikleri de ortada.
 
Peki yerli otomobil konusunda hiç mi umudumuz yok? Tüm olumsuzluklara rağmen bence yine de kendi markanız olabilir ve bunun yolu ya elektrikli araçlardan ya da egzotik otomobillerden geçiyor. Daha emekleme aşamasında olan elektrikli araç sektörüne yatırım yapmak isteyen firmalar desteklenebilir. Ya da Koenigsegg veya Pagani gibi geçmişi çok fazla olmayan, ama bugün dünyanın dilinde süperspor otomobiller üreten firmalarla benzer bir yol izlenebilir. Böylece Türk yapımı bir süperspor otomobil, adetli satış rakamlarına ulaşamasa da ‘Namım yürüsün’ mantığıyla hayata geçirilebilir.

Bence devlet, kendi şirketinin imkanlarıyla 'Sazan' gibi bir otomobil yaratmayı başaran Ekber Onuk gibi bu işe tutkuyla bağlı girişimcileri desteklemeli. Sazan  ile Avrupa’da bile adından söz ettirebilen Onuk gibi girişimciler sayesinde gurur duyacağımız bir otomobilimiz olabilir. Bunu yapmak bence zor değil. Yüksek adetlerden değil, yılda 50-100 adet arası üretilecek çok özel bir otomobilden bahsediyorum. Türk yapımı bir spor otomobil.

Hafif bir şasi, güçlü ve uyumlu bir motor-şanzıman kombinasyonu, hafif bir gövde ve olması gerektiği gibi bir görüntü… Sonrasındaysa bu otomobili salın Avrupa yollarına, verin İngiliz otomobil dergilerindeki test editörlerinin eline ve birkaç uluslararası fuara katılın. İşte size dünya liginde yarışan bir süperspor, hem de Türk yapımı.

Peki yüzbinlerce üretilecek otomobil işi ne olacak? Bana göre hayal. O treni 50 yıl önceki ‘Devrim’ projesini öldürerek ve ikinci denememiz olan 'Anadol'un arkasında duramayarak kaçırmış bulunmaktayız. Keşke bu konuda yanılıyor olsam da yüzbinlerce üretilecek Türk yapımı bir otomobilimiz olsa... Ama bence biraz geç kaldık!

Not: Ben bu yazımı yazarken, Habertürk Gazetesi'nde Fatih Altaylı'nın da 'yerli otomobil' üzerine bir yazısı yayınlandı. Konuya farklı açılardan yaklaşmış olsak da, çözüm için aynı isme işaret etmemiz, benzer şekilde düşünen daha pekçok kişi olabileceğini gösteriyor. Bence devletin ilgili kurumları bir an önce Ekber Onuk ile bir araya gelmeli...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI